PETROL SAVAŞLARI


Aytun Bilgin

Ocak 2016 - İstanbul



SERVET , KAN , SAVAŞ , İKTİDAR..
VE BİR ÇAMUR..


‘’Taş devri , taş bittiği için son bulmadı ve petrol çağı da petrol bittiği için son bulmayacak’’ 



2012 Ekim ayı bir Salı günü Moskova;

Putin , Başkanlık Akar Yakıt ve Enerji komisyonunu toplantıya çağırmıştı.

Ortamın keyifli olması hiç düşünülemezdi.

Aslında ABD shale gaz çalışmaları ve sonuçları ile ilgili çok daha fazla bilgi sahibi olmayı o kadar çok isterlerdi ki....


Putin ;


‘’Bir sonraki toplantı da 2030 yılına kadar gaz ve petrol sanayi ile ilgili bir plan’’ istedi.


Yeni oyunculardan bahsediyordu , ABD ve Kanada .


Ve ilave ediyordu ;


‘’Politikacılar, uzmanlar , iş çevreleri gerçek bir devrimden bahsediyoruz ‘’diyordu…


‘’Shale Revolution..!’’





(1) Putin’in Başkanlık komisyonundan raporlar istediği anlarda , Sberbank Enerji analisti Valery Nesterov ; ‘’ ABD’nin belki de yakın zamanda Rusya’ya gaz piyasasında rakip olacağından bahsetmekteydi.’’ 

(2) 2012 Ekim ayında Rusya, ABD’nin ‘’shale gas devriminin’’ ne gibi sonuçlar doğurabileceğini fark etmişti.

Ama artık herşey çok geçti ve çarklar geri dönülemez şekilde çalışmaya başlamıştı. 

Mutlu ve mesut geçecek son 1-2 yıl kalmıştı. 

Ancak henüz 2013 yılına girmeden önce ABD’de bin metreküp gaz 90 USD civarı satılırken Türkiye Rusya’dan 446 USD , iran’dan 530 USD civarında fiyatla Doğal gaz almakta idi.(3) Avrupa’nın Rusya’dan aldığı doğal gaz yine bin metre küp için 400 USD civarında idi.

ABD kendi üreticisine 90 USD üzerinden sattığı gaz ile başta Avrupa olmak üzere dünyanın her bölgesine göre inanılmaz bir enerji maliyeti avantajı elde ediyordu. Bu fiyatlar Rusya ve Doğal gaz ihracatçıları için bir rüyanın son günleri oldu. 2015 yılına gelindiğinde Türkiye doğal gazı yaklaşık 200 USD fiyatla alırken indirim görüşmeleri veya tahkim duruşmaları da devam ediyordu.



‘’The end of the Oil Age’’



2003 Ekim ayında The Economist’in makalesi böyle başlıyordu;

(4) 2003 Ekim ayı ilginç bir tarihtir ki büyük ihtimal ile bu makalede gönderme içeren bilinçli bir tercihtir.

Çünkü Ekim 1973 ABD’yi ve bütün dünya ekonomisini kökten değiştiren 1973 Arap Petrol ambargosunun 30.yıl dönümüdür.

Ancak sadece The Economist değil dünyada hemen kimse bu yazıdan sadece 10 yıl sonra ABD’nin enerji, ve petrol bağımlılığından kurtulacağını ve dünyanın yeni bir döneme gireceğini tahmin edemez idi.

Belki bir isim hariç ; Zeki Yamani ...

Makalenin ilk satırları onlarca yıl sonrası için o zamanlar hiç fark edilmeyen ancak sonuçları dünya sermaye piyasalarından , para ve kredi piyasalarına kadar bütün sistemi yeniden yapılandıracaktı.

ABD’nin shale gas devrimi ve 2008 krizi sanki bütün bu yeni zemini onaylamak ve olayı hızlandırmak içindi.. 2016 yılbaşında başlayan Suudi Arabistan – İran gerginliği aslında bütün bu değişimin sadece ufak bir görüntüsüdür. Ahmet Zeki Yamani , petrol tarihinin en önemli isimlerinden biri kabul edilir.

Ortadoğu petrolünü kimler alıyor


(5) 2000 yılında The Telegraph’dan Mary Fagan’a şöyle diyordu ;


(6) ‘’Taş devri taş bittiği için son bulmadı ve petrol çağı da petrol bittiği için son bulmayacak’’ Ve devam ediyordu ; ‘’Bundan 30 yıl sonra petrol bol miktarda olacak ve hiçbir alıcı olmayacak’’ ‘’Petrol toprağa terk edilecek’’. 

Yamani , Kahire , Exeter ve New York Üniversitelerinde okumuş ve Harvard Hukuk mezunu. Bir çok öngörü ise bir nevi ‘’kehanet’’ cinsinden ; 2000 yılında , ‘’Asya'da talebin yükseleceğini ancak Hazar Denizi, Mısır ve Afrika gibi bölgelerde yeni büyük petrol sahaları bulunacağını ve bu talep etkisinin geçici olacağını’’ söylüyor.

Ki 2000 sonrası tam olarak olan buydu, tabi birde bütün bunlara eklenen ‘’Dev doğal gaz rezervleri ve Shale gaz devrimi’’. Yamani’nin söyledikleri aslında şöyle bir zemini oluşturdu, petrol bitmeden önce petrol ile ülkenin geleceğini ayrıştırmak gerekiyordu.

Aslında buna çok önceden başlayanlarda vardı..! 2008 Krizi ile Suudi Arabistan aslında Yamani’den beri çok iyi bildiği olayın ikinci perdesine hazırlanacaktır. Bu konuya döneceğiz ancak şimdi biraz ilk perdeye bakalım.



‘’Kuzey Yolu ‘’ Norway 





Norveç, egemenliği altında olduğu İsveç’ten 1905 yılında ayrıldığında yarım yüzyıl sonra dünyanın en zengin ülkesi olacağını kimse bilemezdi. 90’lı yıllardan sonra tamamen değişen Norveç şimdi 5 milyon nüfusu ve 500 milyar Dolar’ın üzerinde GSYH’sı ile faklı bir dünya.

Ama Norveç’te ‘’ Camları karartılmış süper otomobiller, ünlü markaların çantalarını satan mağazalar, seçkin gece kulüplerinin dışında kuyruğa girmiş insanlar görülmüyor.’’(7) Bunun en önemli sebeplerinden biri Norveç’te petrol işi en başından beri biraz farklı yürüdü. Belki de bütün dünya sermaye piyasalarını etkileyecek kadar farklı.


Rusya ile Katar'dan sonra dünyanın üçüncü en büyük doğalgaz ihracatçısı konumunda olan (8) Norveç'te 1967 yılında "Hükümet Emeklilik Fonu-Küresel" ismiyle bir fon kurdu. 2000’li yılların ortalarında petrol ve gaz fonuna çevrildi.

Avrupa'nın en büyük emeklilik fonuna dönüşen yapının gelirleri ülkenin petrol gelirlerinden oluşuyor. Fonun kanunlar ile koyulan kurallarına göre, fondan arda kalan paranın sadece % 4'ü kamu projelerinde kullanılabiliyor veya harcanabiliyor.


Petrol İşcileri 1910 -Yenangyaung (Burma) - NYPL Digital 


Norveç Petrol ve Enerji Bakanı Tord Lien bir konuşmasında şöyle diyordu;


''Bizim Sovereign Wealth Fonumuz şubat 2016 itibari ile yaklaşık 6.9 Trilyon NOK bu da
806 miyar USD yapmaktadır. Nüfusumuzun 5 milyon 156 bin kişi olduğu düşünülür ise bu her Norveç'li  erkek , kadın ve çocuk için 156.000 USD demek''

Şu anda yaklaşık 800 Milyar USD olan fon dünyadaki tahvillerin % 1’ini sahip olduğu düşünülüyor.(9) Bunun anlamı şu dünyada tahvil piyasalarından 100 USD borçlanıyor sanız bunun 1 USD’sini Norveç halkı size borç veriyor başka bir deyiş ile siz her ödediğiniz faiz miktarının %1’ini aslında Norveçlilerin gelecek nesillerine bırakıyorsunuz..!

Bir kaç tanesi daha önceki tarihlerde kurulsa da 90’lı ve 2000’li yıllardan sonra Dünya finans ve sermaye piyasalarında yeni ve ezici bir güç doğdu :

Sovereign Wealth Funds....


Genellikle ödemeler dengesinde fazla veren ülkelerin kamu yönetimleri bu fazlalığı gelecek nesillere taşımanın anlamını fark ettiler. Bu kaynaklar genellikle emtialara dayalı idi ve aslen sadece şu andaki nesile değil gelecek nesillere de ait bir servetti. Özellikle 2000’li yıllardan sonra sayıları hızla artan bu bir nevi ‘’ Devlet – Kamu Fonları’’ artan petrol fiyatları ile devasa boyutlara ulaştılar.

Son rakamlara göre yaklaşık olarak 7.193.200.000.000 USD !

( Yazı ile yedi trilyon iki yüz milyar Amerika Birleşik Devletleri Doları )




Bu büyüklüğün yaklaşık 4 Trilyon USD’si Petrol ve Gaz fonlarından oluşuyor.(10) Birkaç örnek vererek bu petrol fonlar hakkında fikir vermek faydalı olabilir ; Norveç Petrol Fonu: 824 milyar USD Abu Dhabi Invest : 773 milyar USD SAMA (Suudi Arabistan) : 668 milyar USD Kuveyt Yatırım Fonu : 592 milyar USD Katar Yatırım Fonu : 256 milyar USD Bunlar sadece büyük petrol fonlarının bazıları ki daha küçük ölçekli bir çok fon daha mevcut.

Yukarıdaki ülkelerin farklı fonları olduğu gibi Kazakistan , Birleşik Arap Emirlikleri , Rusya gibi ülkelerinde görece daha küçük fonları mevcut. İşte dünyada petrol kavramının zeminini son 10 yılda değiştiren temel resim burada saklı. Petrol ihraç eden ülkeler petrol ithal eden ülkelerden elde ettikleri gelirlerin büyük bir bölümünü yeniden o ülkelerin sermaye ve finans çevrelerine geri vermekte !

Doğru ve yerinde yatırım ve yapılanma içinde olan gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler 2000 sonrası aslında enerji için dışarı ödedikleri paranın büyük bölümünü sermaye ve kredi piyasaları yolu ile geri çektiler.

Petrol fiyatları hızla artarken gelişmekte olan ülkelerinde hızla büyüdüğünü gördük. Çin , Hindistan , Türkiye gibi petrol ithal eden ülkeler yüksek enerji fiyatlarına rağmen görece yüksek büyüme oranlarını yakaladılar.

2008 Krizi sonrası Amerikan Merkez Bankasının genişlemeci para politikası ve yüksek petrol fiyatları bu Kamu Fonlarını hem büyütürken diğer yandan düşen faizler getiri ihtiyacını artırdı. Genel olarak sabit getirili kamu borçlanma araçlarını tercih eden fonlar bile portföylerinde ki sermaye piyasası araçlarını arttırmaya başladı.


Petrolün tahta fıçılarda taşındığı yıllar - NYPL catalog ID (B-number) : b11708115

Biraz sihirli bir yapıya dönmeye başlamıştı. Petrol fiyatları yükseldikçe petrol satın alan ülkelere daha çok para geldi. Bu ülkelerin kamu borçlanma faizleri düştü , şirketleri yeni ortaklar aldı veya büyük sermaye arttırımları ile kısa zamanda hızla büyüdü.

Gayrimenkul yatırımları daha önce görülmemiş rakamlara ulaştı. Bu piyasalar gelişim büyüdükçe petrol fonlarının gelirleri arttı. Artan gelirleri ile dünyayı daha çok fonlayabiliyorlardı.

Resmi gözümüzde somutlaştırmak için Türkiye Norveç Büyükelçiliğinin 18.03.2015 tarihli belgesi üzerinden gidelim. 


‘’Royal Norwegian Embassy in Ankara’’ 

18.03.2015 

Norveç Hükümet Emeklilik Fonu - Küresel (Norveç Hükümet Fonu) Türkiye’deki yatırımlarını 2013 yılına kıyasla 2014 yılında iki katına çıkardı. Dört yıl içerisinde dört kat bir artış gösteren Norveç’ten Türkiye’ye gelen yatırımlar, toplamda yaklaşık 12.75 milyar TL ulaşmıştır .



Dünya Ham Petrol Ticaretinde Ana Hareket yolları 

Fon’un Türkiye’deki yatırımlarının geçtiğimiz yıl dikkate değer bir şekilde artırmasının nedeni, portföylerinde tahvillere önemli bir yer açmak için alınan ilke kararından kaynaklanmaktadır. Fon, Türk Hava Yolları ve Yapı Kredi Bankası gibi Türk şirketlerinin hissedarıdır’’.

(11) Fon aynı zamanda Norveç Hükümeti’nin belirlediği şekilde orta derecede risk ile mümkün olan en yüksek dönüşü alma hedefiyle birçok farklı ülkeye, firmaya ve mevduata yatırım yapmayı amaçlıyor.

Fon değerlerinin yüzde 60’ı öz sermaye, yüzde 35-40’lık bir oranı sabit gelir ve yüzde 5 kadarı ise gayrimenkulden oluşuyor. Türkiye örneği üzerinden dünyanın petrol-sermaye piyasaları ve finans döngüsü resmi daha belirgin hale getirir. 2013’te 

Norveç Kamu Fonu’nun Türkiye’deki yatırımları Hazine tahvillerinde 1.5 milyar dolar iken 1.2 milyar dolarlık da hisseyi elinde tuttu. 2014’te ise fon, hem hazine kâğıtları hem de toplam büyüklükte en büyük pozisyonuna ulaştı.

Norveç Fonu, 2014’te dünya genelinde 4 bin 256 tahviline yatırım yaptı. Yani siz otomobilinize yakıt alırken , konutunuzu ısıtırken veya elektrik santralleri petrol veya doğal gaz kullanırken aslında ödediğiniz paranız ‘’bir yere gitmiyor’’ yeniden size ‘’borç veya ortaklık olarak’’ geri dönüyor.

Eğer siz bu kaynakları verimli ve doğru kullanırsanız aslında kendi enerji maliyetiniz ile kendinizi fonlamış oluyorsunuz !

Dolayısı ile 2000 sonrası yıllarda gördüğümüz gibi petrol fiyatları yükseldikçe petrol ithal eden ülkeler büyüdü.. Aynı örneğe bir de dünya çapında bakalım. The Qatar Investment Authority, 2005 yılında kurulmuş esas olarak tıpkı Norveç Petrol Fonu gibi bir Devlet Yatırım Fonudur.

Bu yatırım kuruluşuda Katar’ın gaz veya petrol gelirlerinin fazlasını yatırıma dönüştürür. Fonun 2005 sonrası yaptığı bazı ortaklıklardan veya hisse alımlarından örnekler verelim; Barclays , Volkswagen Grubu, Porsche, Sainsbury , Lagardere , Total , Vivendi, Royal Monceau, France Telecom , Film Yard Holdings -Miramax , Royal Dutch Shell , Vinci SA ve hatta Paris Saint-Germain Futbol Kulübü.

Bunlar sadece yıllar içinde bazı ortaklıklar veya hisse alımları yapılan şirketler. Tabi şöyle özetlemekte mümkün aslında tüm dünyada tanıyıp bildiğiniz markaların – dev şirketlerin bir çoğunun önemli ortağı veya finanse edeni aslında bu yeni kavram; 

Sovereign Wealth Funds , kolay anlaşılır olması açısından Devlet (Kamu) Yatırım Fonları. Bu fonlar son zamanlarda, Rezerv Fonları (Rusya), Emeklilik Fonları , Stratejik Fonlar gibi çeşitli sınıflara ayrıldılar.


Petrol Endüstrisinin ilk yılları - NYPL catalog ID (B-number) : b11708115
Son yıllarda petrol yükseldikçe gelişmekte olan piyasalar daha da büyüdü ama çalıştığınız şirketin, bankanın önemli ortağı artık belki Çin , Katar , Norveç , Singapur devleti. Veya semtinize yapılan otel veya AVM inşaatının sahibi belki adını bile hiç duymadığınız ama dünyada 7 Trilyon USD’yi yöneten başka kamu fonu. 

Yapıyı şöyle sadeleştirelim, petrol ihraç eden bir çok ülke artık para almak yerine petrol ithal eden ülkelerin şirketlerinize ortak oluyor gayrimenkullerini alıyor. Eğer yeni değer yaratabiliyor , parayı iyi kullanabiliyor veya dönüşebiliyorsanız ne ala.

Artık para için ülkeler kimle görüşmesi gerektiğini biliyor; Rusya haziran ayında Çin, Abu Dabi, Katar, Bahreyn, Güney Kore, İran, Fransa ve İtalya Kamu Fonları başkanları ile toplantı yaparak yatırım veya borç talebinde bulundu… Ama 2014 yılından itibaren işler tersine dönmeye başladı. Petrol fiyatları dayanılmaz bir hızla düşmeye başladı. Düşen petrol fiyatları önce bu fon gelirlerini azalttı.

Sonrada bu fonlar artık gelirleri hızla düşen devletler için ilk akla gelen kaynak oldu. Suudi Arabistan , Katar fonları Avrupa ve çevre ülkelerde yüklü miktarda hisse senedi sattılar.

Norveç dünyadaki en büyük SWF bile artık varlık sattıracak pozisyonlar almaya başladı. Rusya , Kazakistan ve benzer ülkelerde de durum farklı değil. Peki güzel bir rüya neden bazıları için kabusa döndü … 

150 USD iken petrol peşinde koşan alıcılar 35 USD olan Petrolün yüzüne bakmaz oldu. Petrol depolanacak tesisler yetmiyor milyonlarca ton ham petrol dev tankerlerde açık denizde veya liman girişlerinde bekletilmeye başlandı… 




Mart 2015 ;

ABD 1971 yılından sonraki en yüksek aylık ham petrol üretim rakamına ulaştı 9.690.000 varil/gün. 2000 Yılında ABD Doğal gaz üretiminde shale gaz oranı %1 bile değildi. Şu anda bu rakam %20’nin üzerinde ve 2035 yılında bu oranın % 46 civarında olacağı tahmin ediliyor. 

Daha ilginç olanı ise 2017 yılından itibaren ABD’nin net Doğal gaz ihracatçısı olacak olmasının beklenmesi.(12) Ve bunların tümü bir araya geldiğinde Amerika Birleşik Devletleri 2015 yılından itibaren genel anlamı ile artık petrol ve gaz üretiminde net anlamı ile kendine yeter bir ülke..!

Ancak petrol fiyatlarındaki çöküş bazı Amerikan petrolcüleri için felaket oldu. 2016 başında 170 milyar USD banka kredi borcu petrolcüleri daha fazla üretim yapmaya itti.
Tabi dayanabilenler ....





2000’li yıllardan sonra Rusya doğal gaz ve petrol fiyatlarının etkisi ile ekonomik toparlanma yaşadı.

Avrupa’nın doğal gaz tedarikçisi rolü Rus Merkez Bankasının döviz ve altın rezervlerini tarihi zirvelere taşıdı. Rus Merkez Bankasının uluslararası rezervleri 2000 yılında sadece 27.6 milyar USD iken 2008 krizinin ilk günlerine gelindiğinde Temmuz 2008 tarihinde 596.5 milyar USD ile tüm zamanların rekorunu kırdı.(13)

Aynı tarihlerde Brent Petrol varil fiyatı 145 usd ile rekor seviyelerinden birini görmekte idi.

Bundan sadece 6-7 ay sonra ise Brent Petrol 35 usd seviyelerini görürken Rus Merkez Bankası Uluslararası rezervleri 383.8 milyar USD olacaktı.

2011 Yılında petrol fiyatları FED’in QE – Parasal Genişleme paketleri ile 125 usd seviyelerine geri gelirken Rusya Merkez Bankası rezervleri 545 milyar USD’ye geri dönmüştü. 

2015 sonunda ise rezervleri 364 milyar USD kalan Rusya artık bir ‘’petrol-gaz bağımlısı’’idi. (14) Petrol ve doğal gaz, zaman içinde meydana geldiği ana kaya parçasından başka farklı kayaç oluşumlarına kayar. Bu hareket esnasında ana kayada kalan petrol veya doğal gazı ise kaya gazı olarak anılır.

2000’li yıllardan sonra gelişen yüksek teknolojiler , yatay sondaj- hidrolik kırılma gibi tamamen teknik bazı faaliyetler sonucu üretilir. Bu üretimin dünya enerji politikalarını ve dolayısı ile tüm siyasi-ekonomik ilişkileri yeniden yapılandırması doğaldır.


OPEC Net İhracat Geliri





"Günümüzün savaşlarını bitirdiğimizden , ulusal güvenlik ekibime, Asya Pasifik'teki varlığımızın ve görevlerimizin en üst önceliğimiz yapılması konusunda talimat verdim"(15)


ABD Başkanı  B. Obama  

Avustralya Parlamento Konuşması 

Kasım 2011

Avustralya ile yapılan anlaşma çerçevesinde ABD'nin, bu ülkeye 2016 yılına kadar konuşlandıracağı asker sayısı 2500 olacak. ABD'nin, Güney Kore'de 28 bin ve Japonya'da 50 bin askeri bulunuyor. Endonezya'ya sadece 820 kilometre uzaklıktaki Darwin'e konuşlandırılacak 2500 Amerikan askeri, ABD'nin Güneydoğu Asya'ya ve Hint Okyanusu'na çok çabuk ulaşmasını sağlayacak.




Bu arada belki hiç görmediğiniz bir belgeyi sunmak isterim.

ABD'nin hiç elini sürmediği stratejik petrol rezervlerini satmaya karar verdiğini duymamış olabilirsiniz....

6 Ekim 2015 ABD'nin Stratejik rezervlerini satmaya karar vermesi o günlerin en ciddi haberi olmalıydı..

Miktar piyasaları etkileyecek boyutta olmasa dahi stratejik değişiklik aslında piyasaları sarsmalıydı ama o günlerde ''bir kaç kişi hariç kimse bu kadarını beklemiyordu''.













"Altın Gözlü Yılan 2012"

ABD-Japonya-Güney Kore-Tayland-Singapur-Malezya ve Endonezya'nın katılımı ile yapılan büyük bir askeri tatbikatın adıdır.

"Altın Gözlü Yılan 2012" tatbikatının ardından Washington'da birçok uzman "ABD'nin Çin'i okyanus üzerinden kuşatıp kilitlemesinin 21. yüzyılda ABD'nin en öncelikli hedeflerinden biri olması gerektiği" üzerine tartışmalar yaptı.

2006 yılından bu yana ABD-Japonya arasında müzakere konusu olan, Japonya'da hükümetin devrilmesine dahi sebep olan, Okinawa adasındaki devasa ABD Askeri Üssü'nün akıbeti konusunda ABD ve Japonya'nın kısmen anlaşmaya vardıkları, ABD'nin şu an itibarıyla Japonya'da bulunan 59 bin askerinin bir kısmını Batı Pasifik'teki diğer ABD müttefiki ülkelere kaydıracağı 26 Nisan'da açıklandı.


Japonya, ABD'nin de teşviki ile Myanmar'ın Japonya'ya olan 3,7 milyar dolarlık borcunu sileceğini açıkladı.




ABD Enerji Bakanlığı'na bağlı Enerji Bilgi İdaresi'nin (EIA) Kısa Vadeli Enerji Görünümü raporuna göre, ABD hükümeti ham petrol üretiminin 2016 yılında 740 bin varil/gün azalmasını bekliyor.

2016 yılı için petrol üretiminde düşüş tahminini 700 bin varil/günden 740 bin varil/güne çıkaran EIA, 2017 yılında ise üretimin 230 bin varil/gün daha azalarak 8,46 milyon varil/güne gerileyeceğini öngördü.

2016 yılı için talepte büyüme tahminini 160 bin varil/günden 110 bin varil/güne indiren EIA, 2017 yılı için büyüme tahminini de 280 bin varilden 260 bin varile revize etti. 2016 yılı için global petrol talebinde büyüme tahminini 180 bin varil düşürerek 1,24 milyon varile indiren EIA, 2016'da global petrol talebinin 95,02 milyon varil olacağını tahmin etti.




EIA 2017 için talepte büyüme beklentisi de 40 bin varil düşürerek 1,46 milyon varil/güne indirdi.

EIA'nın Dünya konvansiyonel petrol üretimi senaryoları ise aşağıdaki figürde oldukça net şekilde göstermektedir ki;

Dünyanın büyüme senaryolarının zayıflığı da dikkate alındığında aslında petrolün bir nesilden daha uzun bir yolu yok.
Ancak bunun için petrol rezervlerinin bitmesi gerekmeyecek, hatta konvansiyonel olarak bir miktar petrol üretimi ve tüketimi çok daha uzun yıllar devam edecektir. Bu üretim ve talep dünya ekonomik faaliyetinde önemli bir yer tutmayacaktır.

Özellikle de belirli büyüklükteki bir devletin ekonomik faaliyetini yürütebileceği boyutta olamayacaktır.
Bu noktada sermaye piyasaları dahil önümüzdeki dönem sorusu şu anda petrol üreticisi ülkelerin gireceği yeni yapıdır.






Ve Şubat 2016 ; Dünya doğal gaz piyasasında hiç bir şey eskisi gibi olmayacak, Anadolu Ajansı enerji platformu şu haberi geçiyordu ...

ABD'nin ilk LNG ihraç gemisi Brezilya yolunda ....

''Küresel Gaz Piyasasını Değiştirecek Gemi''


''ABD'nin Houston kentinde düzenlenen IHS CERAWeek 2016 Enerji Konferansı'nda konuşan Cheniere Energy Pazarlama Müdürü Meg Gentle, şirketin ilk LNG kargosunun, Louisiana eyaletindeki sıvılaştırma tesisinden Brezilya'ya gitmek üzere yola çıktığını duyurdu''

Kargo için "küresel gaz piyasasını değiştirecek gemi" tanımlamasını kullanan Gentle, dünyada en düşük maliyetle LNG üretimi yapan ABD'nin, 2020'de küresel LNG piyasasında ilk 3 ihracatçı ülkeden biri olacağına inandığını kaydetti.

ABD Enerji Bakanı konferansta yaptığı konuşmada, ihracatı;

"Büyük bir dönüm noktası"  olarak nitelendirdi.

ABD'nin giderek artan kaya gazı üretimi sayesinde dışa bağımlılığını azalttığının, artık doğalgaz ithalatçısı bir ülke olmadığının altını çizen Enerji Bakanı, kaya gazının küresel doğalgaz piyasasını değiştireceğine inandığını söyledi.

"Güney Gaz Koridoru ve Doğu Akdeniz'den gelecek doğalgaz kaynaklarını destekliyoruz"

"ABD hükümeti olarak LNG ihraç eden özel şirketlere karışamayız. Ancak Türkiye üzerinden geçecek Güney Gaz Koridoru ve Doğu Akdeniz'den gelecek doğalgaz kaynaklarını destekliyoruz. Bu sayede Avrupa'nın gaz kaynakları çeşitlenecek. ABD gazının küresel piyasaya arzıyla da kaynak çeşitliliği oluşacak."

ABD Enerji Enformasyon İdaresi verilerine göre, ülkenin toplam doğalgaz üretimi 2007'de 546 milyar metreküpten 2014'te 727 milyar metreküpe çıktı.

Aynı yıllar arasında kaya gazının üretimi ise 36 milyar metreküpten 380 milyar metreküpe yükseldi. ABD'de 2014'te üretilen doğalgazın yüzde 48'e yakını kaya gazından geldi''


''GASOLİNE'' istasyonları- 1935 ABD- NYPL catalog ID (B-number) : b13668355

Suudi Arabistan ve Yamani Teorisine  Dönüş..

Suudi Arabistan 2014 Yılından itibaren sanki Zeki Yamani’nin her kelimesini uygulayan bir master plan geliştirdi.
2008 krizi sonrası oluşan hava aslında akıllarda olan bir çok düşünceyi tetiklemişti. Yenilenebilir enerji konuşmaları , elektrikli otomobil teşvikleri , en çok haber yapılanlar arasında idi.

Nükleer enerji çalışmaları çok hızlı ilerledi yeni nesil santraller dünyanın her tarafından ihaleler alıyordu. Şu anda dünyada 438 nükleer santral var ve 42 tanesi inşaat halinde. Almanya başta olmak ve Avrupa'daki bir çok ülke rüzgar- güneş her türlü temiz enerji için devasa adımlar ile ilerliyor.

Yamani 2000 yılında Irak’ın büyük bir üretici olacağını tahmin ediyordu. Ama bu durum 15 yıl kadar gecikti..!  Irak 2015 yılında önümüzdeki dönemde 12 milyon varil/gün ile dev üretim rakamlardan bahsetmekte.


1990 – 2013 Arasında WTI Petrol kontratlarında Trade miktarı : (Milyon Kontrat)-Bloomberg-API

2014 sonrası çoğu analiz Suudi Arabistan’ın Rusya ve İran’ı cezalandırmak istediğine inanıyor.

Bu teoriler gerçekte olabilir ama arka tarafta yatan başka büyük zemin mevcut. Konu sadece Iran ve Rusya olmayabilir. Başka bir açıdan bakarsak aslında Suudi Arabistan’ın nerdeyse sınırsız üretim artışından en büyük zararı gören başkaları da var, ABD ‘de shale gas ve petrol için milyarlarca Dolar yatırım yapan Amerikan Petrolcüleri gibi..!

ABD’de 2014 yılında 1600 civarında olan sondaj kule sayısı 2015’de 500’lü rakamlara geriledi. Ancak bunun yanında daha ucuz bölgelerde üretim artışı devam ediyor. Sanki Amerikan’ın içinde bazıları ‘’Suudi America’’ rolü üstlenmiş durumda.

Ama Amerikan hükümetinin aynı rahatsızlık içinde olduğu söylenemez. Çünkü 2008 sonrası hanehalkı harcanabilir gelirlerine en büyük destek petrol fiyatlarından geldi. Üretim için dünyanın her yerinden çok daha avantajlı enerji fiyatları ve otomobilinin deposunu ucuza dolduran Amerikalı’lar varken hükümetin yıllardır ‘’çok para kazandıklarını’’ düşündükleri petrolcüler için üzülmesi beklenemezdi, üstelik 2016 seçim yılında.

Benzin – dizel  yanında doğal gaz fiyatları 2020 yılında hane başına 2700 $ kadar tasarruf sağlayacak. 2025 yılında ise harcanabilir hane gelirine 3500 $ kadar katkı katacak.(18)
Ama buna karşılık aslında çok da içlerine sinmese de 40 yıldır devam eden petrol ihraç yasağını kaldırarak petrol sanayine kısa vade de olmasa da uzun vade yeni bir yol açtılar.
Ancak Petrol sanayinin Amerika için bir diğer anlamı yüksek ücretli iş gücü. ABD’nin en yüksek ücretli istihdamı petrol sanayi çalışanlarında ki bu yüksek harcama ve ekonomik aktivite demek.

Petrol sanayi çalışanları 100.000 USD yıllık ortalama ile ABD’nin 51.000 USD ‘lik ortalamasının %95 üstünde kazandılar.

Petrol sanayi ABD’de sadece 2008 – 2012 yılları arasında 174 Milyar USD alt yapı yapı yatırımı yaptı.(20)
Milyonlarca yüksek ücretli iş gücü yarattı öyle ki 2008 sonrası artan ABD istihdam rakamlarının büyük çoğunluğu direkt veya dolaylı petrol sektöründendi.

The American Petroleum Institute ‘ye göre Petrol ve doğal gaz sektörü de ABD'de ekonomik büyümenin önemli bir kaynağıdır. API göre, sanayi çevresinde 9,8 milyon iş destekler ve ülkenin Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYİH) yüzde sekiz kadar katkı yapmakta.(19)
Rusya ve İran ile ilgili teori akla yatkın olsa da petrol devinin Pazar payı almak konusunda ne kadar acaleci olduğunu da kabul etmek gerekir.

Suudi Arabistan 2014 sonunda oyuna girmeden önce durum aşağıdaki gibi gelişti.
2008 Sonrası ABD'nin '' shale devrimi'' acıkça görülmektedir. Suudi Arabistan neden yeni bir pozisyon aldı sorusuna en belirgin yanıt aşağıdaki tablodadır.

ABD - RUSYA VE SUUDİ ARABİSTAN PETROL-GAZ ÜRETİMİ


Dışarıdan bakınca Suudi Arabistan petrol fiyatları ile pek ilgili görünmüyor, sanki istediği şey olabildiğince çok petrol satmasını sağlayacak tüm pazarlara yerleşmek.
Yamani son dönem yönetime gelmiş gibi görünüyor;

‘’ Petrol toprağa terk edilecektir ‘’

Suudi Arabistan üretim ve satış kararlılığı ile aslında başka konuyu da baskı altında tutuyor. Konu sadece cari petrol fiyatları değil.
OPEC 2040 Yılına kadar gereken üretim ihtiyacını karşılamak için yapılması gereken yatırım 10 Trilyon USD olarak belirtiliyor. (20)
Oysa bu fiyatlar ile yatırım yapılabilecek kuyular ancak maliyetlerin çok düşük olduğu havzalar. Yeni teknolojiler ve araştırmalar için eskisi kadar yeterli kaynak ayırma imkanı kalmadı.


Norveç Petrol ve Enerji Bakanı Tord Lien, ham petrol fiyatlarının düşük seyretmesinin petrol firmalarına Norveç'in Lofoten bölgesinde 2017 sonrasında arama faaliyetlerinde bulunmalarına izin verilmesini sağlayabileceğini söyledi.
Sığ sularda bulunan Lofoten sahasındaki büyük petrol rezervinin düşük maliyetli üretim yapılmasına imkan vereceği öngörülüyor.
(07/01/2016 13:45:59 Foreks Haber Merkezi)






Suudi Arabistan başta olmak üzere bir çok petrol üreticisi ülke petrol çağının bitmekte olduğu üzerine yapılanmaya başladı. Bu durumdan çıkış için kendilerine buldukları yol ise sermaye ve finans piyasaları üzerinden geçiyor.

Ülkelerin ve şirketlerin büyümesi ve petrol talebi aynı zamanda bu ülke ve şirketlerin sermaye piyasaları yolu ile desteklenmesini ve daha da büyümesini sağlıyor.

Düşen petrol talebi ve yavaşlama ise Petrol Fonlarını daralttığında aynı zamanda sermaye piyasalarını da bu anlamı ile daraltıyor. Jeopolitik gerginlikler ABD’nin enerji bağımsızlığını sağlaması ve dünyanın bir çok bölgesinde yeni arz yollarının bulunması ile artık petrol fiyatlarını eskisi gibi yukarı itmiyor. 

Tam tersi jeopolitik gerginlikler daralan ticaret hacmi ve ekonomik faaliyet petrol fon gelirlerini düşürüyor ve petrol ihraç eden ülkelerin bütçe açıkları için daha ucuza daha çok petrol satmalarına sebep oluyor.


1970 - 2040 Dünya Enerji Talebi -OPEC


İran , Rusya gibi ülkelerin bütçe açıkları için olması gereken petrol varil fiyatı 100 USD üzerinde bu ise ancak arz yönünde çok büyük bir daralma veya talep patlaması sonucu olabilir. Arz tarafında daralma OPEC tarafından kabul görmüyor. Talep tarafında ise Çin’de canlanma olmadıkça ve ABD kendi kaynaklarını kullandıkça bir hareketlenme imkanı yok.

Suudi Arabistan ve İran arasında yaşanan gerginliğin Ortadoğu'nun yanı sıra tüm küresel enerji pazarını etkiliyor çünkü gerginlik talebi azaltırken ihraçcı ülkelerin ‘’para talebi’’ agresifleşiyor.

Jeopolitik gerginlikler ABD kendi enerji talebini karşıladığı ve dünyanın her tarafında bu kadar bol petrol varken fiyatı arttırmıyor tam tersine düşürüyor.

İran için petrol sanayinin acil yatırım ihtiyacı sebebi ile durum daha da karışık. Brookings Enstitüsü Uzmanı ve ABD’nin Eski Bakü Büyükelçisi Kauzlarich’in  “Petrolde arz fazlası ve talebin azalması sonucu olarak büyük şirketler İran’a yatırım yapmakta riskli olduğu düşüncesiyle daha yavaş davranacaktır” yorumu olayı net şekilde açıklamakta.

 Avrupa ise yakın dönemde böyle bir talep yaratacak ekonomik aktiviteye sahip olmadığı gibi yenilenebilir enerji kaynakları konusu özellikle Almanya – İngiltere – İspanya gibi en büyük alıcılarda gittikçe gelişiyor.


Suudi Arabistan ise çıkarma maliyeti düşük havzalarından bol ucuz petrol satışına devam ediyor.





(Bu yazının hazırlandığı sırada dahi  Suudi Arabistan Avrupalı müşterileri için yeni bir indirim daha açıkladı).

Yamani’nin ana fikri artık hem dünya petrol fiyatlamasını ve hem de sermaye finans piyasalarını sardı.Petrol çıkarmak ve sanayilerini desteklemek için 2040 yılına kadar harcanması gereken 10 Trilyon USD petrol yerine kullanılacak yeni enerji türleri için harcanmış olsa zaten Petrol Çağı bitmiş olacak. Bu Yamani’nin 2000 yılındaki temel düşüncesi idi.

Petrol parası fiyatların düşmesi ile belki bir süre sadece ülkelerin cari harcamaları veya bütçe açıkları için kullanılacak ama stabilite sonrası yeniden şirketlerinize ortak olmak üzere akmaya devam edecek.

Çünkü büyük üreticiler artık petrolün toprak altına terk edilmesine çok fazla zaman kalmadığının farkında.
Suudi Arabistan Döviz rezervleri ile petrol fiyatları arasındaki ilişki doğal olarak çok açık şekilde görülmektedir.


Ancak Suudi Arabistan nisbi olarak düşük petrol fiyatlarını rezerv büyüklüğü sebebi ile Rusya benzeri ülkelerden daha uzun süre katlanabilmesi mümkündür.





(Bu yazının hemen tamamlanması sonrası kaynaklardan geçen haber; 07.01.2016 ) 
            
Suudi Arabistan, petrol şirketi Amarco'yu satmayı değerlendiriyor.    Suudi Arabistan'da Veliaht Prens'in yardımcısı Muhammed bid Salman Al Suud yaptığı açıklamada devlet petrol şirketi Aramco'nun satılmasının değerlendirilmede olduğunu söyledi.   Salman al Suud yaptığı açıklamada, "Bu gözden geçirilmekte olan bir konu ve gelecek birkaç ay içinde bir karar vereceğiz. Kişisel olarak ben bu satışın yapılması konusunda istekliyim. Bunun Suudi piyasasının çıkarına olacağına inanıyorum" diye konuştu.

(Ki her ne kadar böyle bir haber olsa dahi Aramco’nun normal bir halka arz yolu ile açılması oldukça zor bir konudur)

Petrol dünyasında olanların daha iyi algılanması açısından bunotu ilave etmekte fayda görüyorum. Yukarıdaki ek yapıldıktan 4 gün sonra yayınlanan diğer bir haber;

11.01.2016

Reuters'ın haberine göre kaynaklar Suudi Arabistan'ın Amarco'nun yabancı petrol şirketleri ile rafineri alanındaki ortaklıklarından hisse satmayı düşündüğünü ancak petrol arama ve üretim operasyonlarından hisse satmayacağını ifade ediyorlar. 

   
(Aramco, global petrol rezervinin yüzde 15'ini oluşturan 265 milyar varillik rezervi kontrol ediyor. Şirketin değeri 1 trilyon doların üzerinde tahmin ediliyor.)


Artık petrol parasını cari harcamaları için kullanmanın geleceklerini riske attığının farkındalar ve bunu istemiyorlar. Genel olarak onların ihtiyaçlarına kucak açan sermaye piyasaları onları en kısa zamanda geri çağıracak.

‘’ 28/01/2016 12:38 BREZİLYA MB, 

"DÜŞÜK PETROL FİYATI 

GLOBAL FİNANSAL İSTİKRAR İÇİN RİSKLER 

OLUŞTURUR"


Belirli bir döngü sonrası düşen fiyatlar, talebi ve büyümeyi destekleyecek artan büyüme fiyatları yukarı çekerken yeniden dolmaya başlayan petrol fonları sermaye piyasaları yolu ile ülkeleri ve şirketleri büyüme için destekleyecek..

Bu döngü yavaş yavaş petrolün toprak altına terk edileceği güne kadar devam edecek.

Ve tabi bunun tamamen değiştireceği ekonomik yapı içinde hazır olmak gerekir.

Sona eren  petrol çağı başta petrol ve emeklilik olmak üzere aslen ‘’sahibi olmayan’’ dev fonların
egemenliğinde yeni bir sermaye ve para piyasaları dünyası.





Irak Maliye Bakanı Zebari: Nisanda memur maaşlarının yarısını senetle ödeyebiliriz.

Ekonomik krizi aşmak için su, elektrik gibi temel konularda zam yapabileceklerini açıklayan Zebari,

'Irak ve gelirini sadece petrolden elde eden ülkeler başka gelir kaynakları yaratmalıdır.

 Aksi halde bu gibi ekonomik sarsıntılarda maaşları bile ödeyemezsiniz. Petrol 120'den 30 dolara kadar indiyse bunun tekrarlanmamasını veya daha da düşmeyeceğinin garantisini kimse veremez' dedi. (DHA)

Ama sadece bu kadar ile kalmayacak ..
Ve gelecek geliyor ;


2035 Yılına Kadar Başlıca Enerji Kaynaklarının Payı



BP Enerji Görünümü  2016  Raporu aynı zamanda sektörün genel beklentilerini yansıtmakta.

Dünyanın düşük karbonlu bir geleceğe geçişi başlıyor.

Global enerji piyasalarındaki zayıflığa ve Çin’in büyümesinde görülen yavaşlamaya rağmen enerji talebindeki artış, dünya ekonomisindeki büyümeye paralel olarak, gelecek 20 yılda ve sonrasında da devam edecek.

“BP Enerji Görünümü 2016” raporuna göre, global enerji talebinin 2014 ile 2035 yılları arasında yılda ortalama yüzde 1,4 artış ile toplamda yüzde 34 büyümesi bekleniyor.

Genel talepteki bu yükseliş, enerji karışımında meydana gelecek önemli değişiklikleri de içinde barındırıyor  dünya daha düşük karbonlu bir geleceğe geçişini başlatırken, daha düşük karbonlu yakıtlar karbon yoğun yakıtlardan daha hızlı büyüyecek.

BP Grup İcra Kurulu Başkanı;

“Petrol ve gaz fiyatlarındaki aşağı yönlü hareketin görüldüğü bu dönemde, sadece mevcut zorlu koşullara uyum sağlamak değil, aynı zamanda bundan sonra bizi bekleyen zorluklara hazırlanmak da önem taşıyor. Enerji uzun dalga boyuna sahip bir sektör ve içinde faaliyet gösterdiğimiz enerji manzarasının nasıl bir değişim geçireceğine dair uzun vadeli bir perspektife de ihtiyacımız var.

Bu yılki Enerji Görünümü raporunun da ortaya koyduğu gibi, dünya daha fazla enerji talep etmeye devam etse de, bu tedariklerin değişen karışımı karbon yoğunluğunu da azaltıyor. Ayrıca, karbon salımlarını sınırlamaya yönelik uluslararası hedeflerin karşılanması için başka politika aksiyonları da gerekli olabilir.”

Petrol ve gaz hayatî bir büyüme kaynağı olmaya devam ediyor...



“BP Enerji Görünümü 2016” raporu, diğer kaynaklardaki hızlı büyümeye rağmen, fosil yakıtların 2035 kadar olan dönemde hakim enerji çeşidi olmaya devam ederek, talepte yaşanması beklenen artışın yüzde 60’ını ve dünyanın 2035 yılındaki toplam enerji arzının yüzde 80’ini oluşturacağını öngörüyor.

Gaz, yılda yüzde 1,8 artış ile en hızlı büyüyen fosil yakıt
olurken petrol, enerji karışımındaki payında devam eden düşüşe rağmen, yılda yüzde 0,9’luk istikrarlı büyüme sergileyecek.

Kömür tüketimindeki büyümede görülecek keskin yavaşlamayla, kömürün enerji karışımındaki payı 2035 yılına kadar tüm zamanların en düşük seviyesine inecek ve en büyük yakıt kaynakları sıralamasında ikinciliği gaza bırakacak.

Fosil dışı yakıtların ise, geçen yılın yayınlanan “BP Enerji
Görünümü” raporunda beklenenden daha hızlı bir büyüme sergileyeceği öngörülüyor. Bio yakıtların da aralarında bulunduğu yenilenebilir yakıtların yılda yüzde 6,6 civarında büyümesi ve bunun sonucunda da, bugün yüzde 3 olan enerji karışımındaki paylarının 2035’e kadar yüzde 9’a çıkması bekleniyor.

Enerji talebindeki artışın nedeni gelir ve nüfustaki büyüme

BP Grubu Baş Ekonomisti Spencer Dale, yaptığı değerlendirmede enerji talebinin büyüyeceğini belirtti ve şunları söyledi  “Gelecek 20 yılda, dünya ekonomisindeki genişlemeye ve yükselen aktivite düzeylerine güç vermek için daha fazla enerji gerekmesine paralel olarak enerji talebi de büyümesini sürdürecek gibi görünüyor.”
   
Artan enerji talebinin arkasındaki temel güçleri ise gelir ve nüfus oluşturuyor. 2035 yılına kadar, dünya nüfusunun yaklaşık 8,8 milyara ulaşarak enerjiye ihtiyaç duyan insan sayısına 1,5 milyar kişi daha eklenmesi bekleniyor. Aynı dönemde, GSYİH’nin iki kattan fazla artması, öngörülen artışın yarısının ise Çin ve Hindistan’dan kaynaklanması öngörülüyor.
   
Dale; ''Çin ekonomisinde, daha sürdürülebilir bir büyüme modeline geçiş için devam eden reformun, ülkenin enerji talebindeki büyümede de keskin bir düşüşe yol açarak en çok da son 20 yıldır görülenin beşte birinden daha az bir hızla büyüyen global kömürü etkilediğini belirterek, “Dünyada temel bir değişim yaşanıyor ve bunun kanıtlarını da ne tür enerjinin, nasıl tüketildiğinden görebiliyoruz” diyor.


Çin petrol ithalatının ülkelere göre dağılımı
   
Global enerjideki artışın yarısından fazlası elektrik üretimi için kullanılırken bu artışın çoğu da nüfusun büyük kısmının elektriğe erişiminin kısıtlı olduğu bölgelerde gerçekleşiyor.

Elektrik üretimi, tüm yakıtların rekabet içinde olduğu bir sektör olarak, yenilenebilir kaynaklar ve doğal gazın kömür santrallerinin yerini alması ile yakıtın evriminde önemli bir rol oynayacak. Yenilenebilir kaynaklar, elektrik tüketiminde beklenen büyümenin üçte birinden fazlasını oluşturuyor.
   
Yükselen ekonomilerdeki güçlü büyüme petrol talebini
güçlendirirken, dünya üzerindeki taşıt sayısının bugünkünün iki katının üzerine çıkması ile dünyadaki talep artışının yarısından fazlası Çin ve Hindistan’dan gelecek.

Arzdaki artışlar

“BP Enerji Görünümü 2016” raporuna göre, doğal gaz arzı, dünya çapında kaya gazı üretimindeki güçlü artışların etkisi ile sağlam bir büyüme sergiliyor ve bunun yılda yüzde 5,6 artması öngörülüyor. Kaya gazının 2014’te toplam gaz üretimindeki yüzde 10’luk payı 2035’te neredeyse yüzde 25’e yükselecek.
   
Global sıvı yakıt arzı, ağırlıklı olarak OPEC üyesi olmayan
ülkelerin arzındaki artış sayesinde 2035 yılına kadar günde 19 milyon varil civarına ulaşacak. OPEC’in, yüzde 40 civarındaki pazar payını korumak için harekete geçmesi bekleniyor.

Karbon salımlarındaki artış, gelecek 20 yılda yarı yarıya düşecek

“BP Enerji Görünümü 2016” raporunun kapsadığı dönemde karbon salımlarının artış hızının önceki 20 yıla göre yarıdan fazla düşerek yılda yüzde 2,1’den yüzde 0,9’a inmesi bekleniyor. Salımların artış hızındaki keskin düşüş, neredeyse eşit ölçüde, enerji verimliliğindeki hızlı iyileşmeleri ve enerjinin karbon yoğunluğunun azaltılmasını yansıtıyor.
   
Dünya, düşük karbon enerjili sisteme geçişi yapmaya başlıyor ve geçen Aralık ayında Paris’te düzenlenen COP21 toplantısı da bu yolculukta atılan ciddi bir adımı temsil ediyordu.
   
Ancak, karbon salımlarının büyümeye devam edeceğinin beklenmesi, yeni politika aksiyonları alınmasına ihtiyaç duyulduğunu ortaya koyuyor. Rapor, karbon için anlamlı bir global fiyatın, muhtemelen düşük karbonlu bir dünyaya daha da hızlı geçiş yapılabilmesini sağlayacak en etkin mekanizma olacağını öngörüyor.(21)

Bu yazı yazıldıktan yaklaşık bir ay sonra Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) yıllık Orta Vadeli Piyasa raporuna göre, petrol piyasasında arz ve talebin 2017 yılına kadar aşamalı
olarak yeniden dengelenmesi beklediğini açıkladı.

IEA, küresel petrol arzının 2015-21 döneminde 4,1 milyon varil/gün artacağını ve fiyatların destekleneceğini tahmin ediyor.

Raporda, petrol stoklarının 2017 yılında 100.000 varil/gün artacağı tahminine yer verilirken, 2018 yılında 400.000 varil/gün düşüş bekleniyor. Ajans, küresel petrol stoklarının 2014-17 döneminde 1,5 milyar varil artacağını tahmin ettiğini belirtti.

ABD'de petrol üretiminin ise kısa bir dönem düşüş gösterdikten sonra 2021 yılına kadar 14,2 milyon varil/güne ulaşarak tüm zamanların en yüksek seviyesine çıkması beklentiler arasında yer alıyor.


20. cadde Manhattan 1935- Petrol-yakıt tankları artık her yerdedir.NYPL catalog ID (B-number) : b13668355

Bu arada ilginç not ise ;

ABD'DE ÜRETİM SADECE KISA BİR DÖNEM DÜŞÜŞ GÖSTERDİKTEN SONRA 2021 YILINA KADAR 14,2 MİLYON VARİL/GÜN İLE TÜM ZAMANLARIN EN YÜKSEK SEVİYESİNE ULAŞACAK...

VE IEA AYRICA ABD'DE KAYA GAZI ÜRETİMİNİN 2016 YILINDA 600.000 VARİL/GÜN AZALACAĞINI DA BELİRTTİ ..!(22)


Bütün bu gelişmeler yanında farkında olunması gereken bir durum vardır ki;
Aslında üretimini günlük 12 milyon varile çıkarma potansiyeli ile gerçek bir petrol üretim devi olması ihtimal en yüksek ülke Irak'tır !

Buna yeni bulunan Doğal gaz rezervlerini eklemeden dahi söyleyebiliriz.

Yakın zamanda ise Irak, gelecek 5 yılda günlük petrol üretimini 7 milyon varile çıkarmayı hedefliyor.

Ayırca, dikkat çeken bir cümlede Irak Petrol Bakanı'na aittir;

''Irak'ın gaz üretiminin tamamını elektrik üretimi ve sanayide kullanacak'' !

Irak Petrol ve gaz sektörünün gelecek 15 yılda ki yatırım ihtiyacı ise;

300 milyar dolar....

Kargaşa içinde arka planda kalan Irak aslen oyunun temel taşlarından biri ....
(23)



Petrol Fiyatlarında 2014 sonrası yaşanan hareketin Türkiye’ye doğrudan ve dolaylı etkileri:

Türkiye petrol fiyatlarındaki sert düşüşü  iki farklı açıdan yaşamaktadır.

Bunlardan ilki petrol fiyatlarında düşüşe sebep olan temel talep eksikliği konusudur. Bu global büyümedeki yavaşlama ve ticaret hacimlerindeki düşme ile birlikte Türkiye ekonomisini etkilemiştir.

İkinci etkisi ise yukarıda bahsettiğim konu ile ilgili olan kısımdır yani sermaye piyasalarındaki daralma ile Türkiye’den çıkan yatırımların TL değeri ve varlık fiyatları üzerinde oluşturduğu baskıdır.

2015 Yılında tüm dünyada 2008 yılından daha büyük miktarda fon başta Çin olmak üzere gelişmekte olan piyasalardan çıkmıştır. Türkiye’den de bu trende uygun olarak yaklaşık 40 milyar$’lık bir para çıkışı yaşanmıştır.

Türkiye bu petrol fiyatlarındaki çöküşten bir petrol ithalat ülkesi olarak fiyat anlamında olumlu etkiler gördü.

Türkiye’nin petrol ithalatını günlük 550 bin varil olarak kabul etmemiz mümkün. Yıllık 22 milyon ton kadar bir ithalatımız  söz konusu.

Varil fiyatının 100 USD civarında olduğu durumlarda günlük ham petrol ithalatımız 55 milyon USD olmuştur.


Petrol fiyatları 30 USD altına gelmiş olsa bile petrol ithalatı vadeli kontratlar ile ortalamalar üzerinden düşünülmelidir ki  45 USD fiyat ortalamasına geldiğimizde günlük faturamızdaki düşüş 30,25 milyon USD olur. 



Bunun yıllık karşılığı sadece ham petrol olarak yıllık 11 milyar USD civarındadır. Fiyatların çökmeye başladığı 2014 yılı içinde 100 usd üstündeki fiyatlara göre yaklaşık 3 milyar USD kadar bir  fark oluşması muhtemeldir.

Bu toplamda ham petrol bazında 14 milyar USD’den fazla bir ekonomik avantaj anlamına gelir. Tabi bununla birlikte doğal gaz ve petrol ilişkili hammadde ve ürünler ithalatından elde edilen dolaylı etkilerde hesaba katıldığından bu rakamın daha yüksek olacağını bu konuda spekülatif rakamların telaffuzunun mümkün olduğunu belirtmek gerekir.

Ki petrol ve hammadde fiyatlarındaki hareketin Türkiye’ye sadece fiyatlar üzerinden etkisinin 20 milyar USD üzerinde olması muhtemeldir.


Aşağıda bu etkinin TL üzerinde diğer para birimlerine göreceli olarak olumlu etkisini görmekteyiz.


2014 Yılında bir gazete röportajı ile petrol fiyatlarındaki olası aşağı hareketin etkilerinden bahsetmiştim o görüşmeden birkaç paragraf geçmek isterim ;
‘’Bilgin, son gelişmeleri şöyle yorumluyor:

"Belki de yüz yılın değil, iki yüz yılın fırsatı... Tüm dünyada dezenflasyon bir süreç, düşük faiz ve finansman yükü (en geniş cari açık dönemini en düşük faiz ile geçiyoruz), sadece petrolde değil hemen birçok ham maddelerde düşen fiyatlar.

Kısaca enflasyon konusunda bu kadar olumlu dışsal zemin gerçekten tarihi bir 'durum'.  Ancak bu, şu anda sadece bir 'durum'. Bu durumun 'fırsata'' döndürülmesi için gereken her şey tam olarak şimdi-şu an yapılmalı" diyerek başlıyor tabloyu anlatmaya…’’

‘’Bir diğer dolaylı konu, Körfez ülkelerindeki olası bir daralma oradan Türkiye'ye gelen finansman ve yatırımlar için olumlu sonuçlar vermez.

2014 : ''Rusya-İran. Bu ülkelerin petrol fiyatlarından dolayı girecekleri yeni ortamın Türkiye'ye ekonomik etkilerinden çok siyasi etkileri önemli.''.....

2012 -2014 yıllarında Türkiye'nin petrol tedarik merkezlerindeki değişim :






İki figür arasındaki farklar ile uluslararası ilişkileri beraber değerlendirmek faydalı olacaktır.




2012 - 2014 Arasındaki değişimi bundan sonra olabilecekler konusunda bir ışık tutmaktadır.



Aytun Bilgin

Ocak 2016


İstanbul


EK1: 26.02.2016

İsveç Enerji Bakanı İbrahim Baylan, İsveç'in fosil yakıtlara bağımlılığını sonlandıran dünyadaki ilk ülkelerden biri olma yolunda önemli adımların atıldığını belirtti.

“İsveç 2030'a kadar, petrole ve fosil yakıtlara bağımlılığı tamamen sona erdirmek için büyük yol katetti” dedi.
  

2030 yılına kadar fosil yakıtlara bağımlılığını sonlandıran dünyadaki ilk ülke olma yolunda önemli adımlar attıklarını kaydeden Baylan,

"Bio-yakıtlar ve alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili son yıllarda önemli bir mesafe katettik. Yenilenebilir enerjide, hidroelektrik, jeotermal enerji, rüzgar enerjisi, orman atıklarından üretilen enerji ve deniz dalgalarından üretilen enerji sayesinde, 2030 yılına kadar fosil ve petrol yakıtlarına son vermeye hazırlanıyoruz” dedi.

http://www.fortuneturkey.com/isvec-fosil-ve-petrol-yakitlarina-veda-ediyor-29091



EK2: 24.03.2016


http://www.hurriyet.com.tr/turkiye-ilk-kez-abdden-dogalgaz-aldi-40074898

http://www.bloomberght.com/haberler/haber/1867028-rockefeller-ailesi-petrolden-cekiliyor


http://www.abc.net.au/news/2014-09-23/rockefeller-family-to-sell-oil-investments-to-reinvest-in-renew/5761966

http://www.wsj.com/articles/new-market-for-u-s-shale-gas-opens-in-europe-1458588920



http://www.bloomberg.com/news/articles/2016-02-16/cheniere-draws-record-gas-to-sabine-pass-signaling-exports-near

https://rbth.com/business/2016/02/17/russia-and-us-prepare-to-fight-for-european-gas-market_568467


EK 3 :


01.04.2016

''Suudi Arabistan Krallığının en değerli varlığı petrol için dünyanın en büyük servet fonu oluşturuyor.

Suudi Arabistan Prensi Muhammed bin Salman Bloomberg ile 5 saati aşan bir söyleşide Kamu Yatırımları  Fonu'yla ilgili görüşlerini açıkladı.

30 yaşındaki Prens Salman'ın Kamu Yatırımları Fonu vizyonuna göre petrol devi Aramco varlıklarının eklenmesiyle zaman içerisinde 2 trilyon dolara ulaşması ve Suudi Krallığı'nın petrole bağımlılığının kademeli olarak azalması bekleniyor.

Hedeflerinin Suudi Arabistan'ın petrole bağımlılığını ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Salman, "Yatırımları çeşitlendirmek istiyoruz. Günümüzden 20 yıl sonra ekonomimiz ya da  devletimiz petrole bağımlı olmak zorunda kalmayacak. Kamu harcamalarımızı verimli hale getirmek için çalışıyoruz. Petrol fiyatlarının düşmesinin bizim asıl sorunumuz olduğunu düşünmüyorum"diye konuştu.

Dünyanın en büyük petrol ihraç eden ülkesi Suudi Arabistan'da ilk petrol yaklaşık seksen yıl önce bulundu. Ve şimdi Kral Salman'ın 30 yaşındaki oğlu dünya petrol devi ekonomiyi yeni çağa hazırlamak için büyük bir dönüşüme hazırlıyor.

Dört devi satın alabilecek

Aramco'nun satılmasıyla oluşacak 2 triyon dolarlık fon borsalarda işlem gören Apple, Google Alphabet, Microsft ve Berkshire Hathaway gibi dört devi satın alabilecek.


Georgetown Üniversite'si öğretim Üyesi Paul Sullivan, "Suudi Arabistan'ının reforma, çeşitliliğe ve yeniden  düşünmeye ihtiyacı olduğu aşikar. Ancak bu sadece petrol endüstrisi dışındaki yatırımları artırmakla gerçekleşemez' dedi.

http://www.dunya.com/dunya/ulkeler/suudi-arabistandan-2-trilyon-dolarlik-megafon-295394h.htm

http://www.bloomberg.com/news/articles/2016-04-01/saudi-arabia-plans-2-trillion-megafund-to-dwarf-all-its-rivals




Kaynaklar :

5)      Not: Bu metnin yazarı tarafından Kalust Sarkis Gülbenkyan ile birlikte Petrol Tarihinin en etkili iki kişisinden biri kabul edilir.


65 yorum:

  1. çok emek vermişsiniz teşekkürler

    YanıtlaSil
  2. Çok guzel bir yazı. Emeklerinize teşekkurler. :)

    YanıtlaSil
  3. Çok değerli bir çalışma Aytun Bey,
    Ellerinize emeğinize sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim nezaketiniz için , sağolun...

      Sil
  4. Ben ilginiz için teşekkür ederim , sağolun..

    YanıtlaSil
  5. Büyük resim için teşekkürler

    YanıtlaSil
  6. Çok yararlı bir çalışma. tebrik ederim

    YanıtlaSil
  7. Emeğiniz ve bilgileriniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Çok güzel ve değerli çalışmanız için teşekkür ederim

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ben ilgilendiğiniz için teşekkür ederim.

      Sil
  9. Büyük emek var. Çalışma için teşekkürler. Saygılar..

    YanıtlaSil
  10. Aytun bey gerek Twitter'da gerek burada ki yayınlarınızdan büyük feyz alıyorum. Bizim gibi genç traderlar için gerçekten büyük öneme sahipsiniz. Emekleriniz için teşekkürler.
    Saygılar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Nazik mesajınız için çok sağolun, ben ilginiz için teşekkür ederim..

      Sil
  11. mükemmel bir çalışma olmuş !
    3 günde bitirdim. Daha sonra tekrar tekrar okumak için sık kullanılanlar listesine kayıt ettim.
    Çok teşekkürler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Onur Bey vakit ayırmışsınız, ben teşekkür ederim..

      Sil
  12. Nice work Mr Bilgin

    YanıtlaSil
  13. Ellerinize ve emeginize saglik tesekkurler

    YanıtlaSil
  14. elinize saglik, muhtesem.

    YanıtlaSil
  15. Petrol ve Suriyede çarpişan 30 un üstündeki devletler hakkında da yorumunuzu bekliyoruz.

    YanıtlaSil
  16. yazınız ve emeğiniz için tebrik ve tşk ederim ... birçok neden böyle sorusuna ışık oldu benim için ...
    soru - hidrojen üretimine girmek akıllıcamı? cvp verebilirseniz memnun olurum

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginiz için ben teşekkür ederim , tabi hidrojen konusu bilgim olmayan ayrı bir konu ancak genel olarak olası alternatifler konusunda araştırmak yapmak ve yeni iş alanlarını tespit etmek faydalı olacaktır.

      Sil
    2. aslında ecevitten dolayı borsa küskünü ve eski bir forex ciyim ... sizin sadece bu yazınızı okuyarak bu yazıya yorum yapmıştım ... ancak sonrasında sitenizi inceledim ... bende hala ekranlar açık .. meraktan .. ama uzak duruyorum ... ama biraz yazılarınızı okudukça (hala okuyorum) .. galiba takipte kalacağım.. selamlar

      Sil
    3. Aytun bey emek vererek yazmışsınız;kaleminize sağlık.Petrol konusunda yazılarınızı ayrı bir dikkatle okuyorum zira büyük resmi görüyorsunuz ayni görüşleri paylaşıyoruz.Lütfen petrol hususunda araştırmalarınız ve yazılarınız azalmasın.Bu coğrafyada açık yüreklilikle bunları yapabilenlerin sayisi az çünkü.

      Sil
    4. Yakın ilginiz için teşekkür ederim, elimden geldiği kadarı ile farklı konulara girmeye çalışacağım.
      Haftaya Emtia Fiyatları ile ilgili yeni bir çalışmamı yayınlamış olacağım. Tekrar teşekkür ederim ..

      Sil
  17. Güzel hazırlamışsınız, teşekkürler...

    YanıtlaSil
  18. Aygün Bey,
    Müthiş bir emekle hazırladığınız, büyük resmi eksiksiz ortaya koyan, benim için olağanüstü aydınlatıcı olan bu çalışmanız için çok teşekkürler.
    Saygılarımla
    Mehmet Ali Yavuz

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginiz için çok teşekkür ediyorum , sağolun..

      Sil
  19. Hocam,
    Baştan sona altı çizile çizile okunacak kalitede bir yazı...
    Çıktısını alıp saklayacağım..

    Esenle kalın..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İlginiz için Teşekkür ederim , sağolun ..

      Sil
  20. Kapsamlı ve farklı bakış açılarıyla donatılmış, verisel desteklerle tamamen güçlendirilmiş mükemmel bir yazı olmuş. Müsait zamanda çıktısını alarak detaylarıyla tekrar okuyacağım. Elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  21. Suha Özçetin24 Mart 2016 12:16

    Globalleşme ve Dünyamızın geleceğini anlama açısından son derece aydınlatıcı çalışma,büyük emek, teşekkürler...

    YanıtlaSil
  22. Üstadım değerli paylaşımlarınız için teşekkürler, emeklerinize sağlık..

    YanıtlaSil
  23. Ellerinize Sağlık Aytun bey...

    SYBEXSEC

    YanıtlaSil
  24. Super olmus gelecege yonelik bakis acimi degistirdi

    YanıtlaSil
  25. Analiz super olmus tesekkurler bizi bilgilendirdiginiz icin

    YanıtlaSil
  26. SYBEXSEC , ilginiz için çok teşekkür ederim.
    Sağolun ....

    YanıtlaSil
  27. Elinize saglik guzel bir calisma olmus ama bazi noktalara katilmiyorum. Petrol cagi er gec bitecek ama bu cok uzun vadede olacaktir. Su anda derin deniz deki sondaj yatirimlari neredeyse yari yariya dustu, bu maliyetli tum sondaj projeleri icinde gecerli. Ileriki bir zamanda oyle bir kesisme olacak ki askiya alinan yatirimlar yuzunden, gelecek olan petrol taleplerin dengeye gelmesi icin bile 3-5 yil gerekecek buda petrol fiyatlarinda asiri bir fiyatlama yapacaktir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Bahsettiğiniz konuda haklısınız. Petrol fiyatlarındaki genel döngü bu şekildedir. Büyük ihtimal ile yine benzeri bir durum olacaktır. Ancak fark şuradadır artık bu döngünun her aşamasında artık diğer enerji kaynaklarının payı katlanarak artacaktır. Fiyatların zaman zaman konjonktürel yükselmesi ana trendi degistirmeyecektir. İlginiz için tekrar teşekkür ederim.

      Sil
  28. Elinize sağlık hocam. Emekleriniz için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  29. Aytun Hocam, yolunuz Abu Dhabi'ye duserse beklerim. Bu konularda uzun uzun muhabbet edelim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim ilginiz için , umarım kısmet olursa çok sevinirim.

      Sil
  30. Analizlerinin somut verilere ve sağlam analizlere dayanıyor. Sayenizde istifade ettik. Teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil
  31. Emeginize saglik. Aydinlatici bir calisma olmus. Tabii herkes gibi olaya ben de kendi gercegimden bakmak zorundayim. Oglum LYS ye hazirlaniyor ve akademik basarisi ODTU petrol ve dogalgaz muhendisligine denk geliyor. Petrolun gelecegi sınırlı ise ODTU gibi bir kurumun da enerjiyle alakali yeni bir bolum acmasi gerekiyor ve bunu cok cabuk yapmasi gerekiyor diye dusunuyorum.Biz de tercihlerimizi yeniden gozden gecirsek iyi olacak.
    Ayrica bir tarih ogretmeni olarak petrol sorununun dunya dengelerini hizla degistirdigini de gozlemliyorum.

    YanıtlaSil
  32. Merhaba Aytun Bey,
    Konuyla ilgili anlamadığım şey petrol piyasalarından çıkacak sermaye (Ör: Rockefeller) sadece yenilenebilir enerji kaynaklarına mı kayacak? Finans ve ekonomi konularında bilgim yok, Jeoloji Müh. son sınıf öğrencisiyim. Rockefeller'ın açıklamasını televizyonda izlemeden önce Kanada'da petrol jeolojisi üstüne yüksek lisans yapmayı istiyordum ama fikrimi değiştirdim. Zaten hali hazırdaki düşüşler yüzünden başvurduğum bir iş ilanı petrol fiyatlarındaki düşüşler ve yeniden yapılanma(Halliburton'un Baker Hughes'ı alması) neden gösterilerek iptal edildi. Piyasaya yönelik çalışmak isteyen ve Kanada'da eğitimine devam etmek isteyen bir jeologa ne önerirsiniz?

    Bu arada sizi Twitter'dan ilgiyle takip ediyorum. Ufak miktarlarda döviz ve altın alım-satımı yaparak paramın en azından yıllık değer kaybının önüne geçebileceğimi düşünerek finansal konuları takip etmeye başladım(gerçi bu darbeyle beraber artan altın ve döviz fena vurdu beni). Bu vesileyle sizden haberdar oldum, iyi ki de olmuşum.
    Bu konulara yeni başlayanlar için Türkçe veya İngilizce kitap önerileriniz var mı acaba? Nasıl yatırım yapılmalı, kaynaklarımız nasıl bölünmeli gibi temel konular da olabilir. Benim aklıma gelmeyen sizin "kesin okunmalı" dedikleriniz de olabilir. Kişisel gelişime inanan biriyim. Bu konuda artık okula gidemesemde kitaplardan kendimi geliştirmeyi hedefliyorum. İlerde birgün kendi işimi kurmak istiyorum. Bununla ilgili de bir işyeri nasıl kurulur, ne kadar sermaye gerekir, eldeki sermaye ile ne hedeflenebilir gibi sorular var aklımda. Bunlarla ilgili de kitap önerilerinize açığım. Muhakkak çok meşgulsünüzdür ama bir ihtimal belki görüp cevap yazarsanız çok sevinirim, iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  33. Merhaba Aytun Bey,
    Konuyla ilgili anlamadığım şey petrol piyasalarından çıkacak sermaye (Ör: Rockefeller) sadece yenilenebilir enerji kaynaklarına mı kayacak? Finans ve ekonomi konularında bilgim yok, Jeoloji Müh. son sınıf öğrencisiyim. Rockefeller'ın açıklamasını televizyonda izlemeden önce Kanada'da petrol jeolojisi üstüne yüksek lisans yapmayı istiyordum ama fikrimi değiştirdim. Zaten hali hazırdaki düşüşler yüzünden başvurduğum bir iş ilanı petrol fiyatlarındaki düşüşler ve yeniden yapılanma(Halliburton'un Baker Hughes'ı alması) neden gösterilerek iptal edildi. Piyasaya yönelik çalışmak isteyen ve Kanada'da eğitimine devam etmek isteyen bir jeologa ne önerirsiniz?

    Bu arada sizi Twitter'dan ilgiyle takip ediyorum. Ufak miktarlarda döviz ve altın alım-satımı yaparak paramın en azından yıllık değer kaybının önüne geçebileceğimi düşünerek finansal konuları takip etmeye başladım(gerçi bu darbeyle beraber artan altın ve döviz fena vurdu beni). Bu vesileyle sizden haberdar oldum, iyi ki de olmuşum.
    Bu konulara yeni başlayanlar için Türkçe veya İngilizce kitap önerileriniz var mı acaba? Nasıl yatırım yapılmalı, kaynaklarımız nasıl bölünmeli gibi temel konular da olabilir. Benim aklıma gelmeyen sizin "kesin okunmalı" dedikleriniz de olabilir. Kişisel gelişime inanan biriyim. Bu konuda artık okula gidemesemde kitaplardan kendimi geliştirmeyi hedefliyorum. İlerde birgün kendi işimi kurmak istiyorum. Bununla ilgili de bir işyeri nasıl kurulur, ne kadar sermaye gerekir, eldeki sermaye ile ne hedeflenebilir gibi sorular var aklımda. Bunlarla ilgili de kitap önerilerinize açığım. Muhakkak çok meşgulsünüzdür ama bir ihtimal belki görüp cevap yazarsanız çok sevinirim, iyi çalışmalar dilerim.

    YanıtlaSil
  34. Aykut bey
    Çok emek vermisiniz
    Elinize sağlık

    YanıtlaSil
  35. Bugün yazınızı okudum. Bu sentez için teşekkürler. Araplar geç uyandı, teknolojiyi fark edemediler lakin bizi yöneten hükümetlerde farkında değiller. Mevcut iktidarın neden varlık fonu diye bir şey uydurdukları yazınızdan ortaya çıktı. Lakin o şirketlerimizde yabancıların hisseleri olduğunu düşünürsek malesef recursive fonksiyon meydana geliyor, peki asıl soru şu hükümet elde ettiği geliri nerede kullanacak yapısal yatırım yapacak mı? yoksa o da parayı sağa sola yatırıp kendi gelirini arttırarak kendi iktidarın mı pekiştirecek? Bizimkileri Irak enerji bakanı kadar milliyetçi göremiyorum adam doğalgaz gelirleri altyapı ve diğer alanlara yatırım olarak gidecek diyor :) Bizde vergi indirimi kimsenin aklının ucuna bile gelmiyor, gelirse dükkanı kapatırız diyorlar

    YanıtlaSil